Alacakların Yaşlandırılması Ne Demektir?

Alacakların yaşlandırılması, bir şirketin müşterilerinden olan ticari alacaklarını, vadesi geçmiş olup olmamasına ve vadesi geçmişse kaç gündür tahsil edilemediğine göre sınıflandırmasıdır. Amaç yalnızca toplam alacağın büyüklüğünü görmek değil; alacakların ne kadarının henüz vadesi gelmemiş, ne kadarının gecikmiş ve ne kadarının tahsilat riski taşıdığını ortaya koymaktır.

Örneğin bir şirketin bilançosunda 10 milyon TL ticari alacak görünmesi tek başına yeterli bilgi vermez. Bu tutarın 9 milyon TL'si henüz vadesi gelmemişse durum görece sağlıklı; 5 milyon TL'si 90 günden fazla gecikmişse durum oldukça risklidir.

Sayısal örnek

ABC A.Ş.'nin 31 Aralık itibarıyla müşterilerinden toplam 6.000.000 TL ticari alacağı bulunduğunu varsayalım.

MüşteriAlacak TutarıVade DurumuGecikme
A Müşterisi1.500.000 TLVadesi gelmemiş0 gün
B Müşterisi1.200.000 TLVadesi geçmiş15 gün
C Müşterisi900.000 TLVadesi geçmiş42 gün
D Müşterisi800.000 TLVadesi geçmiş75 gün
E Müşterisi1.000.000 TLVadesi geçmiş110 gün
F Müşterisi600.000 TLVadesi geçmiş190 gün
Toplam6.000.000 TL

Alacaklar aşağıda, vadesi henüz gelmemiş olanlardan başlayarak gecikme süresine göre gruplandırılmıştır:

Yaşlandırma GrubuTutarToplam Alacak İçindeki Pay
Vadesi gelmemiş1.500.000 TL%25,0
1-30 gün gecikmiş1.200.000 TL%20,0
31-60 gün gecikmiş900.000 TL%15,0
61-90 gün gecikmiş800.000 TL%13,3
91-180 gün gecikmiş1.000.000 TL%16,7
180 günden fazla gecikmiş600.000 TL%10,0
Toplam6.000.000 TL%100

Bu tabloya göre şirketin alacaklarının yalnızca %25'i henüz vadesi gelmemiştir. Buna karşılık %75'i vadesi geçmiş alacaklardan oluşmaktadır. Bu, tahsilat yönetiminin dikkatle incelenmesi gerektiğini gösterir.

Daha da önemlisi, 91-180 gün grubundaki 1.000.000 TL ile 180 günden fazla gecikmiş 600.000 TL birlikte değerlendirildiğinde, şirketin 1.600.000 TL alacağı 90 günden uzun süredir tahsil edilememektedir.

1.600.000 / 6.000.000 = %26,7

Yani toplam ticari alacakların yaklaşık dörtte biri üç aydan uzun süredir tahsil edilememektedir. Bu oran, şirketin kısa vadeli likiditesi açısından önemli bir uyarı göstergesidir.

Şirket gelir tablosunda satış ve hatta kâr göstermiş olabilir; fakat müşteriler ödeme yapmıyorsa bu satışlar kasaya girmemiştir. Kâr ile nakit aynı şey değildir.

Aylık Nakit ÇıkışıTutar
Personel gideri700.000 TL
Tedarikçi ödemeleri1.200.000 TL
Kredi taksitleri400.000 TL
Toplam2.300.000 TL

ABC A.Ş.'nin 6 milyon TL ticari alacağı olmasına rağmen, alacakların önemli bir bölümü zamanında tahsil edilemiyorsa şirket 2,3 milyon TL'lik aylık nakit çıkışını karşılamakta zorlanabilir. Böyle bir durumda şirket kârlı olduğu hâlde banka kredisine ihtiyaç duyabilir.

CFO'nun yorumu şu olmalıdır: "6 milyon TL alacağımız var; ancak bunun 1,6 milyon TL'si 90 günden uzun süredir gecikmiş. Bu nedenle alacakların tamamını, kısa vadede kullanılabilir bir nakit kaynağı olarak kabul edemeyiz."

Şirket isterse her yaşlandırma grubuna farklı bir tahsil edilememe oranı atayarak basit bir risk tahmini yapabilir. Aşağıdaki oranlar yalnızca örnektir; gerçek oranlar şirketin geçmiş tahsilat deneyimi, müşteri kalitesi, sektör koşulları ve teminat yapısına göre belirlenmelidir.

Yaş GrubuAlacakTahsil Edilememe VarsayımıTahmini Risk
Vadesi gelmemiş1.500.000 TL%115.000 TL
1-30 gün1.200.000 TL%224.000 TL
31-60 gün900.000 TL%545.000 TL
61-90 gün800.000 TL%1080.000 TL
91-180 gün1.000.000 TL%25250.000 TL
180+ gün600.000 TL%50300.000 TL
Toplam6.000.000 TL714.000 TL

Bu basitleştirilmiş hesaplamada şirketin 6 milyon TL alacağının yaklaşık 714.000 TL'si tahsilat riski taşıyor görünmektedir. Bu tutar doğrudan "kesin zarar" değildir; riskin büyüklüğünü ölçmeye yarayan yönetimsel bir tahmindir.

CFO aşağıdaki göstergeleri yakından izlemelidir:

  • 90 günü aşan alacakların toplam ticari alacaklara oranı
  • Gecikmiş alacakların aylar itibarıyla artış veya azalış eğilimi
  • En büyük müşterilerin yaşlandırma durumu
  • Ortalama tahsilat süresindeki değişim
  • Bir müşterinin alacağının 30, 60, 90 ve 120 gün sütunlarına doğru sürekli ilerleyip ilerlemediği

Özellikle aynı müşterinin borcu sürekli daha ileri yaş gruplarına taşınıyorsa, şirket artık yalnızca satış yapmıyor; müşterisini finanse ediyor olabilir. Bu durum hem tahsilat riskini hem de işletme sermayesi ihtiyacını artırır.

Yorumlar

Yorumlar önce moderasyon bekler; onayladıktan sonra burada görünür. Yorum yazmak için hesap gerekmez.